Beslenmenizde doğal probiyotiklere yer verin

Beslenmenizde doğal probiyotiklere yer verin

Pandemi olarak kabul edilen korona virüs, ciddi halk sağlığı sorunu olarak tüm dünyada devam ediyor. Hastalığı birebir önleyen ve iyileştiren bir ilaç veya gıda olmamasına karşın, bağışıklık sistemini güçlendirmenin ve dirençli bir vücuda sahip olmanın pozitif etki sağlayacağı kesin… Peki bağışıklığımızı güçlü tutmak için nelere dikkat etmeliyiz?

01 Nisan 2020 - 18:02

Bağışıklık sisteminin mümkün olduğunca güçlü olması vücudu beslemek, güçlendirmek, iyi bir uykuyla dinlendirmek ve stresten uzak durmakla mümkündür. Sürekli çevresel ajanlarla savaş halinde olan metabolizmanın ne kadar güçlü silahı olursa o kadar dirençli olacaktır. Korona virüs ile tehdit altında olduğumuz bugünlerde güçlü bir bağışıklığın önemine dikkat çeken Diyetisyen Berrin Yiğit, beslenme önerileri sıraladı...

Gıdaları 2 haftadan fazla stoklamayın

Öncelikle koruyucu olmalısınız, teması kesmelisiniz, ‘sosyal izolasyon’ kurallarına dikkat etmelisiniz ve zorunda kalmadıkça dışarı çıkmamalısınız. Sağlık oteritelerinin önerdiği gibi evinizde 2 hafta yetecek kadar gıda ve ilaç bulundurmalısınız, daha fazlasını stoklamamalısınız. Bu gıdaların raf ömrünün uzun ve dayanıklı olmasına dikkat etmelisiniz. Kurubaklagiller, kuru yemişler, ton balığı ve güvenilir konserve ürünleri bu konuda en büyük destekçimizdir.

Bağışıklık sistemi hücrelerinin %70’i bağırsaklarda olduğu için, bağırsak sağlığı bu dönemde çok daha kıymetli. Tarhana, kombucha, boza, kefir, yoğurt gibi doğal probiyotik kaynaklarına beslenmede muhakkak yer verin. Böylece hem sindirimi kolaylaştırır hem de bağırsaklarda üretilen vitaminlerin sentezine destek olmuş olursunuz.

Protein açısından zengin gıdalar tüketin

Kaliteli protein kaynaklarını günlük olarak tüketmeye özen gösterin. Yumurta, hindi, balık, et, organik tavuk, kurubaklagiller, kuruyemişler muhakkak hayatınızda olsun. Her gün 1 adet yumurta tüketebilir, haftada 1 kez kırmızı et, haftada 2 kez nohut, kurufasulye, mercimek yemeğini, çorbasını veya salatasını yapabilir, günde 1 avuç çiğ fındık, badem, ceviz, yer fıstığı gibi yağlı tohumları tüketebilirsiniz.

Her öğünde sebze yemeye özen gösterin

Her öğününde muhakkak sebzeye yer vermelisiniz. Hücresel hasara yol açabilecek vücutta serbest dolaşan radikallere karşı koruma sağlayacak antioksidanlardan zengin gıdalarla beslenmelisiniz.Tabağınızın yarısı rengarenk pişmiş ya da çiğ sebzelerden oluşmalı. Mor lahana, turp, havuç, kereviz, brokoli, karnabahar, koyu yeşil yapraklılar, lahanagiller, mantar antioksidan içeriği yüksek harika sebzelerdir.

Günde 2 porsiyon meyve tüketin

Meyveler, içeriğinde vitamin, mineral ve antioksidanlar bulunan bağışıklık dostu gıdalardır. Bu dönemde özellikle portakal, nar, greyfurt, kivi, yaban mersini, böğürtlengiller gibi turuncu ve kırmızı meyvelere daha çok dikkat etmelisiniz. Meyve suyu olarak içmektense meyveleri bütün halinde tüketmeye özen göstermelisiniz.

Günde 2 litre su tüketmeyi unutmayın

Vücudun bakteri ve virüslerden arınması, temizlenmesi ve canlanması için suya ihtiyaç duyduğunu unutmamalısınız. Günde 2 litre su içmeye özen göstermelisiniz. Su içmek için susuzluk hissini beklememelisiniz ve suyu gün içinde eşit miktarlarda tüketmelisiniz. Ayrıca içine taze nane, maydanoz, limon-portakal dilimleri, karanfil, taze zencefil ekleyebilirsiniz.

Gün içinde üç büyük bardak bitki çayı tüketin

Vücut direncini artıran, bağışıklık dostu bitki çayları bu dönemde en büyük destekçimizdir. Beyaz çay, yeşil çay, ıhlamur, kuşburnu, hatmi ve adaçayı gibi bitki çayları günde 3 kupa olacak şekilde tüketebilirsiniz. Bitki çaylarını karanfil, tarçın ve kakule ile demleyebilirsiniz. Yemeklerinize bolca baharat eklemeyi ihmal etmeyin. Fesleğen, mercanköşk, zerdeçal, karabiber, pul biber, kekik ve naneyi tüm ana yemeklere, yoğurt, salata, çorbaya muhakkak eklemelisiniz.

Hastalıklara karşı direnç oluşturan soğan ve sarımsağı ihmal etmeyin

Yoğurdunuza sarımsak rendeleyebilir, çorbalarınıza soğan ekleyebilir, soğanlı yumurta yapabilir, et yemeklerini bolca sarımsakla pişirebilir, fırın yemeklerine daha çok soğan, sarımsak doğrayabilirsiniz.

Günde en az 30 dakika bir egzersiz yapın

Diğer insanlarla güvenilir bir mesafede açık hava yürüyüşleri veya koşu yapabilirsiniz. Evdeyseniz egzersiz videoları eşliğinde hareketler yapabilir, dans, yoga, meditasyonlar ile rahatlayabilirsiniz. Kendinizi stresli, şaşkın ve korkmuş hissetmeniz çok normal. Duygularınızı tanıdığınız, güvendiğiniz insanlarla paylaşmanız, onlarla konuşmanız hem size hem de karşı tarafa iyi gelecektir. Sosyal izolasyonu duygusal izolasyona çevirmeyin, destek olun, destek isteyin. Bu durumu pozitife çevirmek tamamen sizin elinizde. Yapmak istediğiniz ama vakit bulamadığınız şeyleri düşünmenin tam vakti. Fit tarifler denemek için mutfağa girebilir, hep ertelediğiniz kitabı okuyabilir, gardırobunuzu boşaltabilir, çocuklarınızla kaliteli vakit geçirebilirsiniz. Bilgileri güvenilir kaynaktan aldığınıza emin olmalısınız. Tüm bilgileri okurken veya izlerken uzmanından aldığınızı teyit etmelisiniz, mantık çerçevesinde düşünmelisiniz ve ondan sonra uygulamalısınız.

Bunları Yapmayın!

Düşük kalorili diyetlerle beslenmeyin. Yüksek kalorili beslenip, kilo almayın. Şarküteri ve fazla yağlı etleri tüketmeyin. Kızartmalardan uzak durun. Basit şeker, makarna, pirinç, hamur işleri ve şeker içiren içeceklerden kaçının. Cips, çikolata, bisküvi gibi paketli gıdaları tüketmeyin. Alkolde aşırıya kaçmayın. Sigara içmeyin. Ev içinde bile olsanız hareketsiz kalmayın. Uzun süre aynı pozisyonda oturmayın. Günde 6 saatten az ve kalitesiz uyumayın. Endişelendiriyorsa çok fazla haber okumayın.


YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Bioderma sağlık çalışanlarının yanında
Bioderma sağlık çalışanlarının yanında
Korona sonrası çadır tatili patlayacak
Korona sonrası çadır tatili patlayacak