Genç kalmak isteyenler güneşten korunsun
Dr. Öğr. Gör. Gökhan Okan

Dr. Öğr. Gör. Gökhan Okan

editor@egitimvesaglik.com

Genç kalmak isteyenler güneşten korunsun

17 Haziran 2016 - 19:44 - Güncelleme: 18 Haziran 2016 - 02:28

Yaza girdiğimiz bugünlerde kendini gösteren güneş, uzun vadede cildimiz üzerinde olumsuz etkilere sebep olabiliyor. Cilt lekeleri, ciltteki çizgilenmeler, mevcut benlerdeki değişiklikler, yeni ben oluşumu ve cilt kanseri gelişimine zemin hazırlayan güneşin olumsuz etkilerinden korunmanın en etkili yolu ise güneş koruyucu kullanmak. 

Güneş koruyucular en ez 30 faktörlü olmalı, dışarı çıkılmadan 15-20 dakika önce sürülmeli, 2 saatte bir tekrarlanmalıdır. UVA ve UVB ışınlarından korumalıdır. Güneş koruyucu kullanımına erken yaşlarda başlanmalıdır. Bronzlaşmak amacıyla solaryuma girilmemeli, bronz görüntü elde edilmek isteniyorsa oto bronz ürünler tercih edilmelidir.  


Güneşli havalar hepimizi daha fazla mutlu eder ve kendimizi daha iyi hissederiz.  Gün ışığının rahatlatıcı bir etkisi vardır. D vitamini sentezi üzerine etkisi ise herkesçe bilinen bir gerçektir. Güneş ışınları ayrıca; sedef, egzama gibi birçok deri hastalıklarının iyileştirilmesinde yardımcıdır.

Baharın yüzünü gösterdiği günlerde sıcakların artmasıyla beraber, güneşin zararlı olan UV ışınlarının yeryüzüne ulaşma yoğunluğu da artıyor. Ozondaki delinme, güneşin cildimize vermiş olduğu zararlı etkileri arttırıyor. Cilt lekeleri, ciltteki çizgilenmeler, mevcut benlerdeki değişiklikler, yeni ben oluşumu ve cilt kanseri gelişimine zemin hazırlama gibi sonuçların hepsi güneşin vermiş olduğu tahribatlardır. 


GÜNEŞ KORUYUCULARI İLE CİLT YAŞLANMASININ ÖNÜNE GEÇİN

Kısa sürede yoğun güneşe maruz kalınması güneş yanığının ana sebebidir. Özellikle ozon tabakasının incelmesiyle birlikte güneşin zararlı ışınlarının yeryüzüne daha kolay ulaşması; leke ve benlerin sayısında artışa, sivilce oluşumuna, deride kırışıklığa, fotoyaşlanmaya neden olmakta hatta deri kanseri oluşumuna zemin hazırlamaktadır.

Tüm bu nedenlerden dolayı kişiler, güneşin zararlı etkilerinden kendilerini korumalıdır. Özellikle yaşamın ilk 18 yılı içinde güneşten koruyan yüksek faktörlü ürünlerin düzenli kullanımı derinin fotoyaşlanmasını önemli oranda azaltmaktadır.


ÇOCUKLUK ÇAĞINDA GÜNEŞ YANIĞINA DİKKAT!

Güneşin yarattığı, en sık görülen sorunlardan biri de ‘güneş yanığı’dır. En çok açık tenlileri etkileyen güneş yanığına, çocuklar ve yaşlılar daha duyarlıdır. Kişinin açık renkli bir cilde sahip olması da yanığın şiddetini artırır. Özellikle korunmasız olarak güneş altında uzun süre kalındığı zaman 2-4 saat içinde ciltte kızarıklık, 12-24 saat sonra ise su kabarcıkları gelişir.

Güneş yanıkları oluştuğunda soğuk su veya buz ile pansuman yapılmalı, bol sıvı verilmelidir.  Çeşitli rahatlatıcı losyonlar ve kremler kullanılır. Ağrı kesicilerin güneş yanığı tedavisinde ağrının azalmasında etkisi vardır.Eğer çok şiddetli bir yanık geliştiyse uzman yardımı almak en doğrusudur.  Çocuklukta ciddi ve sık güneş yanığı geçirilmesi , ileri yaşlarda deri kanseri gelişimi riskini arttırır.


ALERJİYE NEDEN OLABİLİR

Güneş alerjisi genellikle ilk güneşlenmeyi takiben kabarıklık, kızarıklık ve şişmelerle kendini gösterir. Oldukça kaşıntılı olan bu tablo, özellikle güneşe maruz kalan bölgelerde ortaya çıkar. Güneş ışınları etkisini yitirene dek sorun devam eder. Güneş alerjisi durumunda mutlaka bir dermatologa başvurup önleyici ve baskılayıcı tedaviler başlanmalı, güneşten koruyucu ürünler kullanılmalıdır. 


DUDAKLARI İHMAL ETMEYİN

Güneş ışınlarına maruz kaldığımızda cildimiz kendi kendini koruma programını hayata geçirir. Bu bronzlaşmadır. Bronzlaşma cildimizin güneşe karşı vermiş olduğu bir savunma sistemidir. Sağlıklı bronzlaşma diye bir olay söz konusu değildir. Biz yeterli önlem alamazsak bronzlaşırken UV ışınları hücrelerde DNA üzerinde bazen kalıcı tahribatlara yol açarlar. 

Güneş ışınlarının en yoğun olduğu saatler olan 10:00-16:00 arasında mümkün olduğunca zaman geçirmemelidir. Dışarıda zaman geçireceklerinde ise mümkün olduğunca gölgede bulunmalıdır. Koruyucu giysiler ve güneşten koruyucu gözlük takmalıdır. Şapka giymeyi ihmal etmemelidir. 

Güneş koruyucular bahar ve yaz aylarının olmazsa olmazıdır. Güneş koruyucu alırken cilt yapısına uygun, hipoalerjenik, suya ve tere dayanaklı olmasına dikkat edilmelidir. Güneş koruyucular dışarı çıkılmadan 20 dakika önce sürülmeli, her tarafa eşit uygulanmalıdır. Dudaklara da koruyucu kullanılması unutulmamalıdır. Yüzme ve terleme sonrası koruyucu tekrarlanmalıdır. Bu şekilde güneşten cildimizin göreceği zararlar en hafif düzeyde olmuş olur. 


ANTİOKSİDANLAR İLE ZARARI AZA İNDİRİN

Güneşten korunmak amacıyla harici güneş koruyucu ürün kullanımının yanında tablet şeklinde güneşten koruyan ve güneşin zararlarını onaran ürün kullanımı cildimiz açısından çok faydalıdır. Bu ürünler içeriklerinde eğrelti otu, beta karoten, yeşil çay, likopen gibi antioksidan içerikli maddeler içermektedirler. Cildimizin güneşten korunmasında etkili olmalarının yanında, DNA hasarının onarılmasında, güneş kaynaklı fotoyaşlanmasının engellenmesinde etkilidirler.Güvenilir ürünler olup, bildirilen yan etkileri bulunmamaktadır.


CİLT KURUMASINA KARŞI BOL SIVI TÜKETİN

Güneş cildi kurutur. Nemlendirici sürülmediği takdirde ciltte kaşıntı ve soyulmalar görülür. Yüzümüze hafif ve su bazlı nemlendirici tercih edilirken, vücudumuza sürülen daha yağlı ürünlerle güneşten kaynaklanan kuruluk tedavi edilir. Nemlendirici ürünlerin yanında sıvı tüketimi de arttırılmalıdır. Bol su içilmelidir. 

Saçlarımız da kuruluktan zarar görmekte, kırılgan ve mat görünüm kazanmaktadır. Saç bakım yağları, saça kaybettiği nemi geri vermektedir. 


MAKYAJ İSİLİK YAPAR

İsilik denilen durum; aşırı nem ve rutubetin etkisiyle ter bezlerinin tıkanmasıyla ortaya çıkan deri yüzeyinde minik kırmızı kabarcıklardır. Bazen iltihaplanıp kaşıntılı hal alabilen bu durum, en çok yüzde ve vücudun kıvrım yerlerinde ortaya çıkabilir. Bu durumun önlenmesi için özellikle yaz aylarında aşırı yoğun ve yağlı nemlendirici ile kremlerden uzak durmalıyız. Cilt gözeneklerini tıkamayan su bazlı kremler tercih edilmelidir. Sıcak günlerde makyaj yapmaktan mümkün olduğu kadar kaçınılmalıdır; çünkü makyaj isilik tazı kabarıklarda artışa neden olur. Kişiler sık duş almaya özen göstermelidirler. Terletmeyen kıyafet giymeye dikkat etmelidirler.

Hafif isilik vakaları sık duş alma, yüzme, terletici giysiler giymeme gibi genel önlemlerle ortadan kaldırılırken; ilerlemiş durumlar kısa süreli kullanım gerektiren sterodli kremler ve çinko içeren kremlerle tedavi edilir. Bazı durumlarda isilikli olan derinin üzerinde mantar infeksiyonu eklenir. Bu vakalarda önce isilik tedavisi yapılır, daha sonrada mantar tedavisine geçilir.   


LEKE OLUŞUMUNU HIZLANDIRACAK ÜRÜNLERİ KULLANMAYIN

Güneşe çıkıldığında bazı ürünler hassasiyet yaratarak ciltte leke artışına neden olurlar. Özellikle meyve asidi, A vitamini, beta hidroksi asit içeren ürünler ve bazı ilaçlar ciltte lekelenmeye sebep olur. Güneşe hassasiyet yaratan ilaç kullanan kişiler; hekimlerine danıştıktan sonra mümkünse ilaçlarını değiştirmeli, ilaç değişimi mümkün olmuyorsa güneş koruyucu kullanarak bu riski minimale indirmeli. 


YAZ GELMEDEN LEKELERDEN KURTULUN

Leke tedavisi, yaz başlamadan tamamlanmalıdır. Leke tedavisinde renk açıcı kremler ve peeling yöntemine başvurulur. Bazı dermokozmetik ürünler, güneşle etkileşime gireceği için akşam kullanılmaları daha uygundur.



Dr. Gökhan Okan 
Medical Park Bahçelievler Hastanesi Dermatoloji Uzmanı 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar