Öksürük kanserin belirtisi olabilir mi?
Prof. Dr. Ferah Ece

Prof. Dr. Ferah Ece

editor@egitimvesaglik.com

Öksürük kanserin belirtisi olabilir mi?

15 Ağustos 2016 - 14:28

En yaygın ve ölümcül kanser türlerinden biri olan akciğer kanserinin de tüm kanser türlerinde olduğu gibi tanısı ne kadar erken konulursa, tedavi başarısı o kadar artar. Bu sebeple akciğer kanseri belirtilerini bilmek herkes için hayati öneme sahiptir. Akciğer kanseri belirtileri genellikle hasta tarafından pek dikkate alınmaz. Örneğin hasta çıkardığı balgamın sigaraya bağlı olduğunu düşünür. Sırt ağrısını ise kas ağrısı olarak yorumlayıp hekime başvurmakta gecikebilir. Yine balgamda kan olmasının, fazla öksürükten sonra boğazda tahriş nedeniyle olduğu düşünülür. Halbuki balgamdan gelen en ufak bir kanda doktora başvurmak gerekir.


En sık nedeni sigara

Akciğer kanseri, akciğer dokularındaki özellikle de hava yollarını döşeyen hücrelerin kontrolsüz çoğalması sonucunda oluşur. Böylece çevre dokuda hasar ya da akciğerde fonksiyon kaybı meydana gelir. Bu kontrolsüz çoğalma akciğer dışındaki organlara yayılmayla da (metastaz) sonuçlanabilir. Ölüm oranı oldukça yüksek olan bu kanser türünün en sık nedeni uzun süreli olarak tütün dumanına maruz kalmaktır. Ek olarak genetik faktörler, radon gazı ve asbest maruziyeti, hava kirliliği gibi faktörler de sorumlu tutulur. 


- Nefes darlığı

- Uzun süren öksürük

- Kanlı balgam çıkarma

- İştahsızlık, kilo kaybı

- Sırt ağrısı en sık karşılaşılan şikayetlerdir. Bu yakınmaları olan hastaların mutlaka hekime başvurmaları gerekir.


Kesin tanı biyopsiyle konulur

Akciğer kanseri, göğüs röntgeni ve bilgisayarlı tomografi (BT) ile inceleme sonrasında görülebilir. Kesin tanı için biyopsi gereklidir. Biyopsi genellikle bronkoskopi veya BT-yardımlı iğne biyopsisi ile yapılır. Tedavi ve hastalığın sürecini belirleyen faktörler; kanserin histolojik tipi, kanserin evresi ve hastanın genel performans durumudur. 


Klinikte histolojik tip genellikle küçük hücreli ve küçük hücreli dışı akciğer kanseri olmak üzere iki başlıkta incelenir. Çünkü tedavide izlenecek yolu bu gruplandırma belirler. Küçük hücreli akciğer kanseri tedavisinde kemoterapi ve radyoterapi tercih edilirken küçük hücreli dışı kanserlerde ilk tercih cerrahidir. Evrelendirmede tümörün büyüklüğü ve yayımına, bölgesel lenf bezi tutulumuna ve uzak metastaz varlığına bakılır. Hastalığın ilk evrelerinde (Evre 1, 2 ve kimi evre 3 durumlarda) cerrahi müdahale uygulanarak tümörlü doku temizlenir. Bu uygulama, tüm bir akciğerin alınmasına kadar gidebilir. Ameliyat sonrası kontroller sonucunda kemoterapi ve radyoterapiye gereksinim duyulabilir. Ameliyatla yok edilme olanağı bulunmayan tümörler için radyoterapi ya da kemoterapi öngörülür. 


AKCİĞER KANSERİNDE RİSK FAKTÖRLERİ 

Sigara: Kanserin gelişmesi kişinin içtiği günlük sigara adedine, ne kadar zamandır içtiğine ve ne kadar derin içine çektiğine bağlıdır. 

Puro ve pipo: Puro ve pipo kullananlar kanser gelişimi açısından sigara içmeyenlere göre daha fazla risk altındadırlar. 

Çevresel tütün içimi (Pasif içicilik): Kanser gelişme riski çevresel tütün içimine maruz kalındığında artar. Buna gönülsüz içicilik ya da pasif içicilik denir.

Radon: Radon görünmez, kokusuz ve tatsız, toprak ve kayalardan oluşan radyoaktif bir gazdır. Akciğerleri etkileyerek kansere neden olabilir.

Asbestoz: Asbestoz değişik endüstrilerde kullanılan doğal lifler olarak bulunan bir mineral grubunun adıdır. Asbest lifleri kolaylıkla küçük parçalara ayrılarak solunumla akciğere giderek hasar oluştururlar ve akciğer kanserine neden olabilirler.

Çevresel kirlilik: Yaşadığımız çevredeki petrol ürünlerinin neden olduğu hava kirliliği ile akciğer kanseri arasında ilişki bulunmuştur.

Kişisel hikaye: Daha önce akciğer kanserine yakalanan bir kişinin tekrar akciğer kanseri olma ihtimali, daha önceden akciğer kanseri hikayesi olmayan birine göre daha yüksektir.


YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar