En sinsi hastalık...
Uzm. Dyt. Emel Unutmaz Duman

Uzm. Dyt. Emel Unutmaz Duman

editor@egitimvesaglik.com

En sinsi hastalık...

18 Ağustos 2016 - 09:47 - Güncelleme: 18 Ağustos 2016 - 10:20

Türk Hipertansiyon ve Böbrek Hastalıkları Derneğinin verilerine bakıldığında ülkemizdeki hipertansiyon hastalarının sayısı gittikçe artıyor. Kısacası Türkiye'de her üç erişkinden birinde hipertansiyon hastalığıyla karşılaşıyoruz. Hipertansiyon  kan basıncının yükselmesi anlamına gelmektedir. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), hipertansiyonu önlenebilir ölüm nedenleri arasında ilk sıraya yerleştirmiş. Fakat çok önemli bir sağlık sorunu olmasına rağmen ciddi bir belirti vermediğinden sinsice yayılıyor. Ve tedavi edilmeyen hipertansiyon yanında bir çok hastalığıda getirebiliyor. Yapılan çalışmalara göre uygun bir beslenme planı ile kan basıncı düşürülerek hipertansiyon hastalığı önlenebilir.


  Yüksek tansiyon riskini arttıran birçok faktör söz konusudur. Bu  risk faktörlerinden bahsetmek gerekirse bunlardan en önemlileri ; ailede hipertansiyon hikayesinin olması,şişmanlık,fiziksel inaktivite,stres,aşırı tuz tüketimi ve aşırı alkol tüketimi bunlardan birkaçıdır.
Peki hipertansiyonu yenmek için ne yapmalıyız? Eğer bu sinsi hastalığı yenmek istiyorsak ilk olarak yaşam tarzı değişiklikleri yapmalıyız. Bunlardan en önemlisi beslenme düzenimizdeki yanlışlardan kurtulup doğrularını öğrenip uygulamamızdır.


Son yıllarda hipertansiyonun tedavisinde DASH adı verilen bir beslenme modeli kullanılmaya başladı. DASH’in açılımı “Hipertansiyonu düşürmede diyetsel yaklaşımlar” anlamına gelmektedir.DASH diyetinde hedefimiz; gıdalarla alınan sodyum miktarını azaltıp,sebze meyve tüketiminin arttırılması,beslenme planımıza fındık,fıstık,badem vb. gibi sert kabuklu yemişlerin eklenmesi,kırmızı et tüketiminin azaltılarak daha çok omega 3 kaynağı olan balık tüketiminin arttırılmasını hedeflemektedir.Bu beslenme modelini günlük yaşamımıza uygulamak  çok kolaydır. Öncelikle tuz tüketimini azaltarak başlamalıyız. Tuzun kısıtlanmasının nedeni sodyum ile birlikte bulunan klor iyonunun kan basıncını yükseltmesidir.Bu kısıtlama kan basıncının normale gelmesi için yeterlidir.Sebze ve meyve tüketiminin arttırılması ile vücudumuza aldığımız potasyum miktarı artar. Artan potasyum miktarının hipertansiyonun kontrolü ve önlenmesinde etkili olduğu bulunmuştur. Bu nedenle öğün aralarında meyve tüketimiarttırılmalıdır. Çünkü meyveler hem posa hem de potasyum içeriği nedeni ile hipertansiyonun kontrolüne yardımcı olurlar. Hipertansiyondan kurtulucaz diyede aşırı meyve tüketmemeliyiz aşırı tüketim kilo kontrolümüzü zorlaştırabilir. Atalarımızında söylediği gibi   “ Çoğu zarar azı karar”  atasözümüzü kendimize bir yol olarak seçebiliriz.

Hipertansiyonun önlenmesinde ki önemli faktörlerden biriside fiziksel aktivitenin arttırılmasıdır. Düzenli egzersiz kan basıncını azaltır. Araştırmalar düzenli egzersizin hafif ve orta derecede hipertansiyonda kan basıncını ortalama 10 mmHg düşürdüğünü göstermektedir. Bu miktar kan basıncı ilaçları ile elde edilen etki ile benzerdir.Kısacası Hipertansiyon tedavisinde kilo denetimi yapılmalıdır.Sonuç olarak hipertansiyon tedavisinde;

• Tuz tüketimi azaltılmalı.Peki bunun için neler yapabiliriz. Gıdaları satın alırken etiketlerini okuyun. Gıdaların etiketinde tuz, sodyum olarak görünebilir. Düşük sodyumlu olanları tercih edin. Sofrada tuz kullanmayın. Onun yerine lezzetlendirmede limon, baharatlar ve sirke yardımcı olabilir. Dışarıda yediğiniz yemeklerde salam, sosis gibi işlenmiş etlerle hazırlanmış ürünler yerine içine tuz eklenmemiş, turşusuz taze salatalar tercih etmeye çalışın. Yemek aralarında atıştırmak için tuzlu krakerler yerine meyve tükebiliriz.


• Ailede hipertansiyon öyküsü varsa BKİ’ ni 20-25 arasında tutması önerilir. Şişmanlık hipertansiyonun en büyük nedenlerindendir. Bu yüzden kilo kontrolü yapılmalı ve fiziksel aktivilerimizi arttırmalıyız.


• Alkol alımı mutlaka sınırlandırılmalı. Kadınlarda 1 kadeh, erkekler ise 2 kadehin üstüne çıkılmamalıdır.


• Doymuş yağ asitlerini çok içeren tereyağı, sade yağ, iç yağ ve katı margarinler kullanılmamalıdır. Sıklıkla zeytinyağ ve diğer bitkisel sıvı yağlar tercih edilmelidir.


• Hipertansiyon tedavisi ömür boyu sürdürülmelidir.

Son olarak Hipertansiyon konusundaki yanlışlarımız bahsetmek istiyorum.Şikayeti bulunmayan bir kişinin kan basıncı değerlerindeki yükseklikleri önemsememesi yaptığımz yanlışlardandır. Bir diğeri ise başka bir hipertansiyon hastasının ilacını kendisine de iyi geleceğini düşünerek hekime danışmadan alınmasıdır.Bu yanlışlıkarı düzeltmek ve sağlıklı bir yaşam sürmek için Hipertansiyon tedavisinde mutlaka hekimimize ve diyetisyenimize başvurmalıyız!!!


Emel Unutmaz Duman
Medical Park Bahçelievler Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar